Saat dört yoksun Saat beş, yok Altı, yedi, ertesi gün Daha ertesi Ve belki kimbilir...
Kitap okurum İçinde sen varsın şarkı dinlerim İçinde sen Oturdum ekmeğimi yerim Karşmda sen oturursun Çalışırım, Karşımda sen
En güzel deniz, Henüz gidilmemiş olandır En güzel çocuk Henüz büyümedi En güzel günlerimiz Henüz yaşamadıklarımız Ve sana söylemek istediğim En güzel söz Henüz söylememiş olduğum sözdür
O şimdi ne yapıyor?
Şu anda şimdi, şimdi, şimdi Evde mi, sokakta mı? Çalışıyor mu, uzanmıp mı, ayakta mı? Kolunu kaldırmış olabilir mi, hey gülüm Beyaz kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi O şimdi ne yapıyor Şu anda şimdi, şimdi, şimdi Belki dizinde bir kedi yavrusu var, okşuyor
Belki de yürüyordur, adımını atmak üzeredir Her kara günümde onu bana Tıpış tıpış getiren sevgili Canımın içi ayaklar Ve ne düşünüyor, beni mi? Yoksa ne bileyim Fasulyenin neden Bir türlü pişmediğini mi? Yahut insanların çoðunun neden böyle Bedbaht olduğunu mu? O şimdi ne düşünüyor şu anda şimdi, şimdi
Saat dört yoksun Saat beş, yok Altı, yedi, ertesi gün Daha ertesi Ve belki kimbilir...
Düne dair ne varsa, Senden yana… Hepsi yerli yerinde Hiçbir şey almadım içinden.. Bana ait bir şeyde yoktu ki zaten...
Love me tender, Love me sweet, Never let me go. You have made my life complete, And I love you so. Love me tender, Love me true, All my dreams fulfilled. For my darlin I love you, And I always will. Love me tender, Love me long, Take me to your heart. For its there that I belong, And well never part. Love me tender, Love me dear, Tell me you are mine. Ill be yours through all the years, Till the end of time.
Sev Beni Yumuşacık Sev beni yumuşacık Sev beni tatlı Asla gitmeme izin verme Sen hayatımı tamamladın Ve seni bu yüzden seviyorum Sev beni yumuşacık Sev beni içten Bütün hayallerim gerçekleşti Sevgilim için, seni seviyorum Ve her zaman seveceğim Sev beni yumuşacık Sev beni uzun süre Beni kalbine götür Ait olduğum yer orası olduğu için Ve asla ayrılmayacağız
vucudunun kokusunu, dudaklarinin tadini unutmak istiyorum bir kez olsun mutlu bi hayat yasamak istiyorum bu sebeple.. gidiyorumm.. tesekkur ederim.. tum bana soylediklerin icin.. tesekkur ederim.. beni sevmis oldugun icin.. ama ben iluzyonlari birakiyorum.. (veya "kendimi kandirmayi birakiyorum" da olabilir) seni unutamiyorum...
bak bana...
ruhum kaniyor...
güzel bir hafta sonu canim arkadasim Askin, öpüyorum
Gücün var mı sevgilim Derin sularda inci tanesi aramaya Cesaretin kaldıysa Hala benle aşktan konuşmaya Söyle canım sevgilim Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi Yorgun gibi bir halin var Duyguların karışık olabilir mi
Sil baştan başlamak gerek bazen Hayatı sıfırlamak Sil baştan sevmek gerek bazen Herşeyi unutmak
Sanki bugün son günmüş gibi Dolu dolu yaşamak istiyorum ben Her ne çıkarsa yoluma Selam verip yürümek istiyorum ben
Sil baştan başlamak gerek bazen Hayatı sıfırlamak Sil baştan sevmek gerek bazen Her şeyi unutmak
When I find myself in times of trouble -kendimi sıkıntıda hissettiğim zamanlarda Mother Mary comes to me-meryem ana gelir bana Speaking words of wisdom-bilgece kelimelerle konuşarak Let it be-bırak olsun
And in my hour of darkness-ve karanlık saatlerimde She is standing right in front of me-vehemen karşıma oturuyor Speaking words of wisdom-bilgece kelimelerle konuşarak Let it be-bırak olsun Let it be, let it be-bırak olsun Let it be, let it be-bırak olsun Whisper words of wisdom-bilge kelimeleriyle fısılda Let it be-bırak olsun And when the broken hearted people-ve kalbi kırılmış insanlar Living in the world agree-yaşarlarken dünyada anlaşarak There will be an answer-bir cevap olabilir Let it be-bırak olsun
For though they may be parted there is-bölünmelerine rağmen still a chance that they will see-görecekleri bir şans olabilir There will be an answer-bir cevap olabilir Let it be-bırak olsun Let it be, let it be-bırak olsun,bırak olsun Let it be, let it be-bırak olsun,bırak olsun yeah, there will be an answer-evet,bir cevap olabilir Let it be-bırak olsun
Let it be, let it be,bırak olsun,bırak olsun Let it be, let it be-bırak olsun,bırak olsun Whisper words of wisdom-bilgece kelimelerle fısılda Let it be-bırak olsun Let it be, let it be-bırak olsun,bırak olsun Let it be, let it be-bırak olsun,bırak olsun Whisper words of wisdom-bilgece kelimelerle fısılda Let it be-bırak olsun And when the night is cloudy-ve gece bulutlu olduğunda There is still a light that shines on me-orada hala bir ışık var bana parlayan Shine until tomorrow-yarından itibaren parlayan Let it be-bırak olsun
I wake up to the sound of music-musiğin sesiyle uyanırım Mother Mary comes to me-meryem anne bana gelir Speaking words of wisdom-bilgece kelimelerle konuşarak Let it be-BIRAK OLSUN.....
Gitme yoksa içerim bütün uyku haplarını Sonra karıştırırsın ruh kitaplarını Bir mektup yazarım hep seni sevdimle biten Sonra artık hesap et bir daha olur mu hiç neşen Gitme yoksa atlarım en yakın köprüden Hafızaya gerek yok bu olur tek hadisen Gitme yoksa katlederim bizim yan komşuları Sonra polise derim öldürmüş masumları Gitme dünyam dönsün dönsün Dünyam dönsün dönsün Ben hiç kimse ölsüm mölsün istemem Gitme yoksa düşer yolum kiralık katillere Sonra vurup durursun ıssız sahillere Gitme yoksa adım geçer akşam haberlerinde Git gide yaşlanırsın bir akıl hastanesinde Gitme dünyam dönsün dönsün Dünyam dönsün dönsün Ben hiç kimse ölsüm mölsün istemem Gitme gitme Gitme terketme, terketme gitme Gitme gitme gitme Gitme terketme, terketme gitme Gitme istemem
Love me,'cause inside I'm slowly dying. -Sev beni,çünkü içten içe yavaşça ölüyorum. Call me, don't you know that my heart is crying? -Seslen bana,kalbimin ağladığını bilmiyor musun? Look into my eyes, you will find sadness and loneliness -Gözlerime bak,yalnızlığı ve üzüntüyü bulacaksın Just look inside my soul,i'm feeling so empty, empty... -Sadece ruhumun içine bak,çok boş hissediyorum,boş...
Ben güzel gözlü kadınları severim Bir de küçük ayaklıları, uzun boyluları Hem nasıl severim, öyle severim işte Terler avuçları, kesilir solukları Ben mahzun kadınları severim Yavru ceylanca kadınları, ürkekçe Hem nasıl severim, öyle severim işte Bilemezsiniz ne güzeldirler, öpüştükçe Ben akıllı kadınları severim Düşünen, az konuşan çok bilen Her yerde, her zaman nazı çekilen Hem nasıl severim, öyle severim işte İçimde büyük, sonsuz ateşler yanmalı Ölümüm bile o KADIN yüzünden olmalı
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
ve NİCKY
Why
It's been this many years It's been that many years And still have to ask the same question Why? Why don't it feel like it felt on the first night When you and me would kiss at night Remember what we tripped like Why don't it feel like felt on the first night Now it's so hard to find two words to say
Yerle diz boyu kar Ocakta ateş Dışarda rüzgar Hadi gel
Önce sevişmeliyiz uzun uzun Yerdeki ayı postunun üzerine uzanmalıyız Bütün vücudunu santimetrekarelere ayırıp Birer birer öpmeliyim Ve sonra sımsıkı sarılmalıyım sana Böylece ölmeliyiz Aradan yıllar geçip Bizi buldukları zaman Etlerimiz çürümüş olsa da Kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden Hadi gel
Nefes almak hüner değil SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
ve NİCKY
I remember it well The first time that i saw Your head around the door Cause mine stopped working I remember it well There was wet in your hair I was stood in stare And time stopped moving I want you here tonight I want you here Cause i can't believe what i found I want you here tonight want you here Nothing is taking me down, down, down...
No matter how hard if it studies the heart, it is never arrived to understand Its feel. They say that the love in the heart is kept, I do not know where I keep your love, I find that you are one all ♥ in me ♥
ÇOK SEVMEK Bizi kandıran o şarkılar, o mavi gece O sıcaklığı beyaz ellerin, o ilk bakış Sebepsizliğin sebep olduğu şafak vakti O çok sevmek gecelerde o çaresiz aldanış. Uzayan saçlar, alnında avuçlarımızın İşte o, insanın bir yerde, aşka boyun eğmesi Kırılmak, bölünmek, o hep bütünlenmek O çok sevmek, tenin bir başka tene değmesi. Yanmak mı o eski çağlarda yanmak Kül olup savrulmak rüzgara karşı İlk kesilmişliği mağrur ellerimizin O çok sevmek, kanımızın o ilk akışı. İşte pınarlar, testiler, ırmaklar, çeşmeler Kanlı avuçlarla içmek aşkı kanmadan O kıyılarımızdaki denizin ilk coşkunluğu O çok sevmek büyütmek onu hep, orada o zaman Kazımak ulu ağaç gövdelerine adımızı Yazmak her şeyi bir bir kumların üstüne O her işkenceye mahkum olmuşluğumuz O çok sevmek, daha çok sevmek günden güne. Öyle delicesine, öyle korkunç, öyle çılgın O çok sevmek o yanardağ, o ateş, o yangın...
BİR BEYAZ SAYFADA SANA BAKMAK Her şey yapılabilir bir beyaz kağıtla Uçak örneğin Uçurtma mesela Altına konabilir biri ötekilerden Kısa olduğu için sallanan bir masanın Veya şiir yazılabilir Süresi ötekilerden kısa bir ömrün üzerine
Bir beyaz kağıda her şey yazılabilir Senin dışında Güzelliğine benzetme bulmak zor Sen iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden Bir gül den, bir ilk, bir sonbahardan sor Belki tabiattadır çaresi Senin bir güle bu kadar benzemenin Ve benim bilinci nasırlı bahçıvan çaresizliğim Anlarım bitkiden filan Ama anlayamam Toprağın güneşle konuşmasını Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla
Sen bana ışık ver yeter Bende filiz çok Köklerim içimde gizlidir Gelen giden ,açan solan, bere budak yok Bir şiir istersin İçinde benzetmeler olan Kusura bakma sevgilim Heybemde sana benzeyecek kadar Güzel bir şey yok
Uzun bir yoldan geldim Tedariksiz,katıksız bir yolcuyum Yaralı yarasız sevdalardan geçtim Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu Her şeyi anlattım Olan olmayan, acıtan sancıtan Bilsem ki sana varmak içindi Bütün mola sancıları Bütün stabilize arkadaşlıklar Daha hızlı koşardım Sever adım gelirdim Gözlerinin mercan maviliğine
Sana bakmak, suya bakmaktır Sana bakmak, bir mucizeyi anlatmaktır Sana sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır Aşk sorgusunda şahanem Yalnız kelepçeler sanıktır Ne yazsam olmuyor;çünkü bilenler hatırlar Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar, Bahçıvanlar değil,tüccarlardır. Sen öyle göz,sen öyle toprak ve güneş ortaklığı Sen teninde cennet kayganlığı iken Sana şiir yazmak ahmaklıktır.
Bir tek söz kalır dişlerimin arasında Ben sana gülüm derim ,gülün ömrü uzamaya başlar Verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim Ben sana gülüm derim ,gül sana benzediği için ölümsüz Yazdığım bütün şiirler sana başlayan bir kitap için önsöz
Sana bakmak,bir beyaz kağıda bakmaktır Her şey olmaya hazır Sana bakmak,suya bakmaktır Gördüğün suretten utanmak Sana bakmak,bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi Anlatmaktır Sana bakmak,Allah'a inanmaktır. Yılmaz Erdoğan
WİTH LOVE NİCKY
Say You, Say Me
Say you, say me Say it for always, that's the way it should be Say you, say me Say it together, naturally
I had a dream I had an awesome dream People in the park playing games in the dark And what they played was a masquerade And from behind of walls of doubt a voice was crying out
Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma Hala duruyorsa yeşil elbisen Onu bir gün benim için giy Saksıdaki pembe karanfilde çiğ Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen Beni unutma Büyük acılara tutuştuğum gün Çok uzaklarda da olsan yine gel Bu ölürcesine sevdiğine gel Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün BENİ UNUTMA!!!!!!
HELLO MY LOVELY FRIEND HOPE YOU WILL HAVE A GOOD EVENING, NIGHT, AND SWEET DREAMS.TAKE CARE. KISS, LOVE,
O Amor é o ridículo da vida, procuramos nele uma pureza impossível, uma pureza que está sempre se pondo. A vida veio e me levou com ela sorte é se abandonar, e aceitar essa vaga idéia de paraiso que nos persegue bonito e breve como as borboletas, que só vivem 24 hrs MORRER NÃO DÓI UMA SERENA SEMANA
The Love is ridicule of the life, we look in it an impossible pureness, a pureness that is always if putting. The life came it took and me with it luck is if to abandon, and to accept this vacant idea of paradise that it pursues in them pretty and brief as the butterflies, that 24hrs only live TO DIE DOES NOT ACHE HAPPY WEEK