|
|
November 11 MoNaLiSsa ...
 Ķim$eyi y0Lundan dönDüreCek qüCüm y0..k arTık(!).. *DayanıkSızım 0Lduğun yerDe kaL.. ..H0şÇakaL.. Elvedayla süslenmiş bir yaRınıın dünündeyim Kim Bilir belki Doğmamış Melekler Rolündeyim.. Keşkelerle dolu sonbaharın demindeyimm.. Bilinmez yolların özleminde Tam Önündeyim kaLsaYdın Dié syLéYémédikLerm.. qittiktén snra Yüréqime aqrr qLioo.. $imdi ardndn SésLendkLérm YutkuNurqén ßoqasıma takıLıo..
Gec oLdu ama anLadım..
Kimse giderken götürmüyor sevgiLeri yanında
YanıLqıLarımı yüzüme vurmayın İcimdeki cocuqun masaL saatine denk geLdi aşk AnLadım dedim ya Daha fazLa yormayın.. ...
Ben GidérKéN BoşLuğum KaLpté KaLır.. Yér!mide Çok Az K!ş! aLır' Bén GittiKtéN SonRa Bazı' İnsanLar Yérimi aLmaya ÇaLışır. BéN Hayat'mda VarLı KaLbini IsıtırKéN* Ben Gittiğimde İsé Géride KaLanLar ArKada BıraKtığımın Yatağını IsıtıR..!! Lane†Lenmi$ bedenımın qu†saL qunLerNde .. qayıp ruhLar qhendiLeryne bi yoL buLuor!!! qunahLarım in†ihar susu vermi$qhen.. saqımdaqii meLeqLere herbiri cehennemde benım icin dua edior !!! yava$ yava$ dağıLır buLutLar karanLıkLar . . yine duvarLar örünür tenine yeni umutLar süzüLür yüreğine . . bir damLa gün ı$ığı yüzüne yasak ! gözya$ı umut hep sana tuzak eLin koLun bağLı a$k sana yasak her yeni sabah gecene tutsak . . . . hep sana uzak .
Vazgeçemediğim bi sen vardın şu Hayatta.. Bir de kırmızı pabuçlarım eskimiş dolapta.. Özlemekten yorulmakta varmış bak hayatta (!) KaranNlıkta Ağlamakta . . . Masum yanım küçük çocuk yas tutarken Ben kahkahalarla acıtıyorum içimi. Akmayan gözyaşlarının yerine.. Umutsuz gülücükler dökülüyor yüzümden Yeni bir krize giriyorum ellerim titriyor üzgün değilim ama gözlerim doluyor ..! Hadi topLa yüzünü prenses ÜzüLme katLa hüznünü KaLdır çekmecene bir yerLere sakLa Daha ömrünü tüketecek Nice yaraLarın oLacak KabukLarı düşecek Yeniden kanayacak PasLı Bir YaLnızLıktı AvuçLarımda.. Ardımda Bir Yürek Yükü Rüzgar.. Ne Zaman Sevmeye KoyuLduysam.. DoğruLup ÇoğaLdı AyrıLıkLar..
Bu hiddet benim! Kimse sahiplenmesin! Bütün suçlar yine benim! Kimse nezaketini araya vermesin suçtan pay çıkarmasın kendine! Hasarı tespit edin yeter! Bedelini fazlasına canımı ekleyip ödeyeceğim! .. Üstüm kalsın!
başLa hadi sar karanLıĞınLa beni . . başLa hadi vur yaLnızLığınLa beni yerden yere . . başLa yıka yaĞmurLarında beni ısLat yine ısLat yine hadi. . kaybet kaLdırımLarında beni yürüt yineüşüt yine korkmuyorum korkmuyorum . . Birgün biri çıkar da masaLLarımızı geri verir diye . . DüşLüyordum. (?) . Büyümüştük ya da zorLa büyütüLmüştük.. Artık rüyaLarım siyaH beyaZ Palyaço beyaz oluyoR ben SiyaH Kalbimde senden bir tırnak izi Biliyorum sende aqLıyoRsun benim qibi
kalbim intihar etti bu gece.. yaralıydı..acı çekiyordu dayanamadı.. engel olmak istedimama beni dinlemedi.. zaten seni severkende dinlememişti.. yaptığı asiliğin cezasını ikimizede ağır ödetti!!! Biri qider biri qeLir hayat hep böyLedir VedaLar koysada bazen qitmek qerekir.. MeseLe BekLemektir.. MeseLe ÖzLemektir.. BeLki de ben yanıLdım.. Sonum Depresiftir Aşk bazen yıllanmış bir çınarın öksüz kalan son yaprağıdır. Ürpetir seni yalnızlık.. Ya vargücünle tutunursun ya da yere düşer kaybolursun..
KãrãnLıkLãrdãym DèrinLèrdè
Dü$Lèrindèyim RüyâLãrındâ..KorkuLårınDÃym KoRkunuMm
^^LânèttLiyim^^ CèhènnèmLiim
Rµhsµzµm âmà öLümLüyüm... Aşk bazen sanatçı ruhunu yansıtmaktır.Sözcükler sessizleştiğinde konuşur onlar.. Ya aşkını gösterirler ya da çöküşünü...
kilit vuruyorum dilime.... " Yan! " diyorum içime!..." Sadece sen yan! " Ve " Dayan! " diyorum gönlüme!... " Herkes mutlu olsun! Sen dayan!.. "
Bir Sahné Désék Hayatıma Çok YanLış OLmaz ELbét ÖyLé Bir Sahnéki Hér Oyunun Sonu Hézimét! Hép Dram Oynanır Séyrétmési ßiLé Acı Vérir! Hér Zaman Sénaryo Başkasının .. . BaşroL Hér ZamaN Bénimdir . ..
$imdi'lerde Dertlerimi sadece Küçük Masum oyuncaklara Açıyorum. Sırdaşım siz insanlar değiL artık . . . Küçük masum oyuncaklarım . . .
kânâtLârım yoktu bénim...âmâ bir zâmânLâr méLéktim. . . qördüğün rûyâyı bozmâyâ qéLdim bén sévdiğin dünyâyı durdurmâyâ qéLdim ! bütün zéhirLéri koymâyâ qéLdim bén ! kırıLmâmı$ sokâk kırmâyâ qéLdim. . . çok değiştim ben ; artık meLek değiLim. . _ _
September 02
BİR ÇOCUĞUN RAMAZAN GÜNLÜĞÜ Ramazan 1 Bu gün evde bir acaiplik var. Herkes sessizce işine okuluna gidiyor. Annem 'Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım' dedi. Kimse yemek yemiyor, su içmiyor. Ablam bile!
Ramazan 5 Önce diyet yaptıklarını sanmıştım. İzledim hepsini. Akşama doğru hepsi sessizleşiyor. Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar. Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki. Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni. Ama gülmeye cesaretim yok.
Ramazan 9 'Niye böyle yapıyorlar?' Ablama sordum, 'Büyüyünce anlarsın..' dedi. Zaten başka ne der ki… Anneme sordum, Ramazan dedi. Babama sordum, Oruç dedi.
Ramazan 11 Bu Ramazan ve Oruç isimli iki kişi, bizimkilere yeme-içme yasağı koymuş demek. Arkadaşım Fatıma'ya sordum. Onun aileside gündüzleri yemek yemiyor su içmiyormuş.
Ramazan 14 Kaşık çatal sesleri, konuşmalar duydum. Uyandım. Babama haber vermeye koştum, yatağında yok! Çaresiz, huysuz ablamın odasına koştum. O da yok! Korkmadım, Ben bu hırsızların hakkından gelirim!' dedim. Aldım elime paspasın sapını, aniden açtım mutfak kapısını. Sopamı havaya kaldırdım öylece kaldım oracıkta. Bizimkiler yemek yiyorlar! Vay uyanıklar. Gündüz Oruç ile Ramazan'dan korkup gece yiyorlar. Birde üstüne gülüyorlar… Korkaklar.
Ramazan 17 Önceleri, Oruç ile Ramazan'ı bulup şikayet etmeyi düşündüm. Fakat ablamın yemek yemedikçe pamuk gibi yumuşadığını fark ettim. Babam ile Annem de artık tartışmıyorlar. O zaman devam. Belli ki Oruç ve Ramazan iyi kalpli iki amca.
Ramazan 19 Her gün bize beyaz başörtülü teyzeler geliyor. Oturup birlikte Kur'an okuyorlar. Her zaman ki gibi mobilyadan, gelinden, kaynanadan, konuşmuyorlar. Ellerini açıp herkese dua ediyorlar. Sevim teyze de başını örtmüş. Çok da yakışmış
Ramazan 22 Her şey aynen devam ediyor. Televizyonlar bile uslu uslu konuşuyor. Hepsi akşam ezan okuyor. İftar iftar deyip bütün şehir birden yemeğe başlıyor. Ne hoş.
Ramazan 24 Oruç'u merak ediyorum. Geçen gün Ayşe teyzem Annemle konuşuyorlardı. Şöyle şöyle yaparsam Oruç bozulur mu? Yok böyle olursa Oruç kaçar mı? Demek ki Oruç, çok duygulu birisi. İnsanlar kötü bir şey yapınca bozuluyor. Kötülüğü gördüğü yerden kaçıyor. Oruc'u ve Ramazan'ı artık iyice merak ediyorum. Onlarla tanışmaya can atıyorum.
Ramazan 25 Bu günlerde herkes Kadir gecesinden bahsediyor. Şimdiye kadar gecesi olan bir adam göremedim. Bu Kadir de kim? Bin aydan hayırlı gecesi varmış. O gece uyumamak, namaz kılmak, Kur'an okumak önemliymiş.
Ramazan 26 İftarı çok sevdim. Akşam yemek yemeye İftar diyorlar. Gece yemek yemenin adı da Sahur. İftar sonrası eğlenceler oluyor. Babam camilere götürüyor bizi. Herkes sokaklarda, camide, neşe içinde.
Ramazan 28 Merak içinde beklerken uyuyakaldım. Kadir, gecesiyle beraber gelmiş gitmiş. Ben göremedim. Anlayamıyorum. Bu yüzden ağabeyimi çok özlüyorum. Ablama soru sormaya kalksam, bana doya doya gülüyor. Sonra da arkadaşlarına anlatıyor, birlikte gülüyorlar. Sinir oluyorum. Abim uzak bir şehirde üniversitede okuyor. 'Abim ne zaman geliyor?' diye aneme soruyorum. 'Bayram gelsin, o da gelecek' diyor. Oruç, Ramazan, gece gelen Kadir'den sonra şimdide Bayram!.. Soramıyorum 'Bayram kim?' diye. Neden o gelmeden abim gelemiyor? Belki de abimin arkadaşıdır. Çok özledim abimi. Bayram'ı da alsın gelsin tanışalım.
Ramazan 29 / Arefe Sonunda bir hanım ismi duydum. Arife diyemiyorlar mı ne? Arefe diyorlar. Niye Arefe? 'Arife' olması gerekmiyor mu? Yengemin adı gibi yani... 'Arefe geliyor, daha temizliği bitirmedik.' diyor Annem. Demek ki Arife teyze çok titiz. İyice telaşlandılar. Bir Bayram diyorlar, bir Arefe, harıl harıl çalışıyorlar. Temizlik yapılıyor. Yemekler hazırlanıyor. Anneme 'Bayram ne zaman gelecek?' dedim, 'Arefe'den sonra' dedi. Demek ki Bayram ile Arefe evli değil. Akraba da değil. Kafam karma karışık. Salih abim bi gelse de her şeyi bana anlatsa.
Ve Bayram geldi
Sabah kalktığımda, herkesi kahvaltıda yakaladım!. Oruç öldü heralde diye düşündüm. Abim gece gelmiş. Sevinçten haykırdım. Çok özlemişiz birbirimizi. Bütün olanı biteni bir güzel anlattım Abime. Yüzüme bakarken, bana tebessüm ettiğini gördüm. Ablama sormamakla ne iyi ettiğimi anladım. Abimin tebessüm ettiği yerde, Ablam kahkaha atar. Abime küser gibi yaptım, hemen gönlümü aldı. Bana her şeyi baştan anlattı, bu sefer de ben gülmeye başladım.
***
Abimden söz aldım. Kimseye anlatmayacak, konuştuklarımızı yazmak için izin istedi. Ben de verdim.. Ramazan günlüğü işte böyle ortaya çıktı. Abim buna bir de isim buldu: 5 Yaş Sendromu. Sendromu anlamadım. Ama olsun, Abime güveniyorum. Gerçi Ablam'a göre 4 yaşındayım. Annem 5 yaşında olduğumu söylüyor. Babam daha 4 yaşından gün almadı diyor. Abim bu konu beni aşar diyor.
Bayramı çok sevdim. Ama Ablam tekrar o sinirli haline dönecek diye, Ramazanın gidişine çok üzüldüm.
Bizim için her gün Ramazan olsa!.. Ne iyi olur January 26
|
İKİ DÜNYA ARASINDA......
|
|
Hani eskiden kayık salıncaklar vardı çocukluğumuzda..
Var mıdır 70 li yıllarda çocuk olup da çılgınca kahkalar atıp düşlere kürek çekmeyeniniz sallanırken... Hızlandıkça dışardan gelen sesler daha bir uzaklaşır sanki kulaklarınızdan... Bulutları yakalarsınız, güneşe dokunursunuz, kuşlarla yarışırsınız... Bazen de binersiniz bir gökkuşağının sırtına kayıverisiniz aşağılara doğru... Artık herşeyin sanal, herşeyin durağan olduğu fizikte hareket kabiliyetimizi elimizden alan teknoloji sanki çiviledi bizi yerimize... Sanki düşlerimize bile başkaları karar veriyor ve biz de buna izin veriyoruz... Bir tembelliktir çöktü üzerimize, ölü toprağı serildi sanki kayboldu heyecanlarımız altında... Hareket ettiğimizde ise hep başkalarının yapamadıklarını görür olduk... Hatta o kadar ileri gitti ki paranoyamız; bize pozitif yaklaşana daha bir şüpheyle yaklaşır olduk, bizden ne beklentisi, ne çıkar düşüncesi var diye... Çağın gereği bu dedik herkese güvenmemek gerek dedik, aman çok dikkatli olmak gerek dedik, sakladık kendimizi nicklere, sahte isimlere... Hiç ortada olmamayı da yediremedik kendimize, gizlendik, gözetledik ve yorumladık kendimizce... Çok korktuk nedense? İlişkileri irdeledik özgürlükleri gözetmeksizin... Yakıştırmalar yaptık sormadan, soruşturmadan... Yanlış anlaşılma korkusuyla ifade edemez olduk gerçek benliğimizi, korkusuzca ifade edene de kulp takar olduk... Öyle ya bu zamanda bu kadar serbest ve pervasız olmak... Mazallah neler yakıştırılmaz insana... Salıncağımın yeryüzüne yakın ucundayım, görünenler bunlar... Olduğu gibi kabul etmeli elbette, değiştirmek kimin haddine... Hani iki dünya dedim ya başlıkta, işte burası alt dünya...
Haydi salıncağım şimdi uçur beni yukarılara yükselt bulutlardaki iç dünyama..
Nasılda karıncalar gibi ayrıntılarla takılıp uğraşıyoruz aşağıda... Sanki robotlar gibiyiz, koşuyoruz sürüler halinde... Belli oluyor salıncağı unutmayanlar beyaz noktacıklar halinde... Nasılda parlıyorlar o simsiyah sürünün içinde.. Oysa ki herkesin bir salıncağı var, var da o eskidenmiş şimdi binilirse o salıncağa herkes ne der sonra... Kimse kimseden daha fazla donanımlı değil aslında... Sadece iç dünya ile bağlantısını koparmış olanlar var, kent kuytularında gizlenen... İç dünyalarını ortaya döktüklerini sanarak kendi kendine açtıkları yaralarının cerahatlarini kusuyorlar bencilce... Çünkü kendilerini sevmiyorlar, çünkü kendilerini hep altedilmiş ve yenik görüyorlar... Sihirli bir flüt çalmaya başlıyorum... Namelerin içinde ışıltılarla... Dökülüyor yıldızlar taç oluyor başlara... Farkedene ne mutlu diyorum... Yükseliyor daha bir sürü salıncak bu büyülü müzikle... Bir bakıyorum ki yanımda nice salıncaklar, göz alabildiğince... Kuruluyor evrensel orkestra... Orada ne kadın var, ne erkek, ne çocuk, ne yaşlı... Orada sadece çeşitli enstrümanların katıldığı tek bir orkestra var ve çalınan hep aynı nota... Şarkımız tek, aşkımız tek, hizmetimiz tek...
Ama alt dünyayı değiştirmek mi kimin haddine...
Hepimiz inmek zorundayız salıncağın öbür ucundaki dünyaya, uğraşmalıyız yaralarımızla, çöplerimizle... Fakat sakınarak yanımızdakini kirletmekten, bulaşıcı olmaktan.... En önemlisi salıncaktan inmeden, yalpalamadan, yalpalatmaya çalışmadan hiç kimseyi, zamanı geldiğinde almak Evrensel Orkestra'daki yerimizi... Ve bakış açımız önemli... Neden mi ? İşte bir soru, cevabı içinde gizli.... Hangi dünya gerçek ? Çocuk saflığında, gençlik heyecanında, orta yaş olgunluğunda ve yaşlılık bilgeliğinde olan iç dünyamız mı? Yoksa maskeler takıp rol yaptığımız hatta bazen korkakça pusuya yatıp sadece can yakmak için ortaya çıktığımız dış dünyamız mı? Ben doğru cevabı bulmak için salıncağımla yukarı çıkıyorum...
Gelen var mı ?... | August 11 SARI KANARYAM FENERBAHÇEM
SANA ŞAMPİYONLUK YAKIŞIR FENERBAHÇEM
July 08

BıRaK YaĞSıN YaĞMuRLaRıM
Ya ben sevgiyi bilmedim hiç, Yada zaten yaşamamıştım senden önce, Şimdi anladımki ne kadar yalnız bir yaşama, Sahipmişim meğer.....
Biliyormusun? sevgi bir sanattır, Renklendirmesini bilene, Yüzmektir yüzmesini öğrenene, Ansızın aklına düşmektir, Özlemektir cığlık cığlığa yürekte....
Her yağmurda biliyorum, Gönlüme cok yakınlardasın, Hasret cekmesini bilenindir aşk, Kavuşmanın güzelliğinde....
Özlüyorum cok seni sevdiğim, Bir çağlayandır sevgin kurak gönlümde, Suskunluğun dilini sevmiyorum, Bir ses,bir nefes bekliyorum kalbinde....
Küstürmüş madem hayat seni yaşama, Sev beni,sarıl bana ve aşkımıza, Mahrum etme sevgimizi yaşamaya, Yağmurdur sevgin hep yağar durur...
Bırak elleme yağmurlarıma, Bahardır,hayattır,cansuyudur yağmur, Gel ne olur, sevgi yağmurlarımızda bulalım huzur......
Bırak yağsın, Sevgimize elleme, Bahardır gönlümüzde, Hayattır yüreğimizde, Yağmur.......
sakın elleme yağmurlarıma, suya hasret gönlümün....
| December 11 seni yaşamak istiyorum gamzelim.
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı Belki de küskün renklere Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım Sensiz soluyorum anlayacağın Mavi mavi ölüyorum Duyuyor musun, orada mısın, Var mısın, yok musun? Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....
|
Aşk benim hiç Senim olmamış
|
|
Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …? Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan, Sanki benim hiç senim olmamış gibi…
|
Aşk;insanın içinde yaşattığı en güzelduygudur... Aşk;insanları ne denli çıldırttığı bilinemeyen şişeler dolusu şaraptır.. Aşk;karşılıklıysa,mutluluktan havaya uçmaktır.eğer platonikse,olduğun yere çakılıp kalmaktır... Aşk;karşına çıkan herşeye rağmen direnmek, hayata sewgilinle göğüs germektir, her olumsuzluğa rağmen sewmeye dewam etmektir... Aşk;kendini unutmak,sevdiğini düşünmektir.benliği öldürmek,sevdiğinde yaşamaktır. Yani Kısacası Arkadaşlar Ne YAzıkki: Aşk lanet olası yaşanmaya değer bir tutkudur...
Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.Zenginlik, "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!", Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim." Üzüntü "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var." Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş. "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş: "Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir" Şarkılarda, şiirlerde, filmlerde ve en önemlisi her insanın içinde var olmuştur aşk ve hep var olmaya devam edecektir. Herkes kendine göre tanımlar aşk’ı... Kimi eşsiz mutluluktur der kimi ise en büyük acıların kaynağı. Kimi için aşk vardır ve bir gün mutlaka bir yerde yaşanır. Kimileri için ise aşk diye bir şey yoktur ve onu aramak vakit kaybıdır. Peki, hangisi ne kadar doğru? Bana kalırsa hepsi. Neden derseniz herkes aşk’ın tanımında kendi yaşadığı aşkın ona getirdiklerini anlatır aslında. Kendinin ne istediğini ve ne aldığını . Kimse aşk ne ister diye sormaz. Peki, aşk ne ister acaba?
BİR AŞK MASALI Bir kuş uçmuş bu daldan Çiçekte sesi kalmış Üç yıl geçmiş aradan Çiçek birden sararmış Bir kız almış çiçeği Koklayıp yaralanmış Kız koşup dala gelmiş Dal onu ağırlamış Beklerken kuşu dalı Yüreği rüzgârlanmış Uçup dönmüş o dala Çiçekler şarkılanmış O günden beri dallar Rüzgârla arkadaşmış
Eğer gökyüzü bir parça kağıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi. Seni o kadar çok seviyorum ki...
♥ Ben asla ağlamam deyip her gece yatağa yattığında aklına o gelip gözünden iki damla yaş süzülüyorsa eğer utançla işte o zaman aşıksın demektir..
♥ Yalnız açığa çıkan ışığı görebiliyorsan, yalnız söylenen sözü duyabiliyorsan, Ne görebiliyorsun Ne de duyabiliyorsun...
♥ Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum.
♥ Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.Ve aşk öyledirki nerde imkansız varsa onu seçer.
♥ Karanlık Aydınlıktan, Yalan Doğrudan Kaçar. Güneş Yalnızda Olsa Etrafa Işık Saçar. Üzülme Doğruların Kaderidir Yalnızlık. Kargalar Sürüyle Kartallar Yalnız Uçar.
♥ Gençliğine güvenip erken derken belki elveda bile diyemezsin giderken.
♥ Gözlerin gözlerimde, ellerin ellerimde, aşkın içimde ve ruhun bedenimde olduğu sürece seni çok sevmeye devam edeceğim...
♥ Benim Kalbimi Kırmak Suya Yazı Yazmak Kadar, Gönlümü Almak İse Güneşe Dokunmak Kadar Zordur. Sen Suya Yazı Yazmayı Başardın, Şimdi Güneşin Batmasını Bekle.
♥ Allahım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki , sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın...
♥ Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim açar açmaz duyayım kokunu. Sevda essin başak saçlarında, sesin yüzümü rüzgarla bulsun... Bana öyle bir mektup yaz ki sevgilim, gelsin beni en koyu zulamda bulsun ve öyle bir mektup yaz ki sevgilim varsın ölümüm olsun.
♥ Kilometrelerce uzaklıklara gizlenmiş olsada dostluğumuz aynı gökyüzünü paylaştığımız sürece dostuz!
♥ Özgürlük düşlerde değil ,kendi kendimize yükselttiğimiz çitlerin ardındadır
♥ Uzaklıklar Küçük Sevgileri Yok Eder, Büyükleri Yüceltir. Tıpkı Rüzgarın Mumu Söndürüp Ateşi Yükselttiği Gibi.
| | 
| November 18 Alıntı §ħέqέr.   
SEVDİM
Seni öyle sevdim ki; Gözlerimden akan yaşlar gibi damla damla... Yüreğimin dinmeyen acısı gibi kana kana... Ben seni böyle sevdim 
Seni öyle sevdim ki; Her gece seni sabâhladım yudum yudum... Özlemin büyüdü içimde alev alev... Ben seni böyle sevdim.
Seni öyle sevdim ki; Yaprakların dalları sardığı gibi yeşil yeşil... Toprağın yağmuru sevdiği gibi ıslak ıslak... Ben seni böyle sevdim.
Seni öyle sevdim ki; Leylâ'nın mecnûn'u sevdiği gibi yana yana... Hâsretin dem vurduğu ateşler gibi kızıll kızıll... Ben seni böyle sevdim. 
Seni öyle sevdim ki; Yıldızların geceyi aydınlattığı gibi işil işil... Denizin kumsalı okşadığı gibi serin serin... Ben seni böyle sevdim.   
|
|
|
|
|
| | |  | | |
KOLAYMI ? Kolay sanıyorsun değil mi sevdiğini her gün görüp aşkını içinde saklamayı ? Kolay sanıyorsun unutmayı oysa sen bilmiyorsun çektiklerimi geçen her günümde olur olmaz her şeyin seni bana hatırlattığını .. Nerden bilebilirsin ki gözümdeki yaşı kalbimdeki o sonsuz yalnızlığı aradığım aşkı bulduğumu sanmışken onu ellerimden kaybedişimi benden yavaş yavaş uzaklaşışının anlatılmaz acısını kalbimdeki ve rüyalarımdaki seni nerden bilebilirsin ki ? Cansel ERDEM
BİR GÜN Bir gün seni anlatacağım gidişi gelişinden çabuk oldu , bitişi başlamasından kolaydı , bir sevda rüzgarıydı esti geçti diyeceğim ..
Bir gün seni unutacağım ellerini , gözlerini , dokunuşunu , öpüşünü ve sana ait her şeyi .. Biri vardı bir zamanlar yaktı geçti diyeceğim ..
Bir gün seni tekrar yaşayacağım .. Gözlerim kapanırken son kez hatırlayacağım , birini sevmiştim bir zamanlar , hala seviyorum diyeceğim ...
Cansel ERDEM
SENİ SEVİYORUM İçimde çalkalanan bir dünya hangi kapıyı çalsam sen açıyorsun bana al bütün umutlarımı, al senin olsun sensiz bütün karanlıklara razıyım ne seven kaldı beni, ne de anlayan batık gemiler kadar büyük yalnızlığım.. Senin yanında sıyrıldım korkulardan kara kışta çiçeklendi dallarım en ölümsüz duyguları sende yaşadım seninle eridim aşkın potasında seninle bütünlendim anlıyor musun ? Ben hala her gece rüyalarımda ürkek ceylanlar gibi sana koşuyorum karanlıklar içinden sesin geliyor dağlardan kopup çığ gibi geliyorum sana yaklaştıkça artıyor yüreğimin sıcaklığı seni nasıl özledim duyuyor musun ? Seni nasıl sevdiğimi biliyor musun ?
EFTALYA
YENEMEDİM SENSİZLİĞİ Sen bahar güneşi ile ısıtırken yüreğini ben yüreğimin üşüyen sokaklarına kazıdım ismini.. Hazanın sarı yapraklarıyla sarmaladım çıldırtan özlemini.. İçimde yanan ormanı gözlerimin sağnak yağmurlarıyla kendim söndürmeye çalıştım ama; başarmadım seni unutamadım.. Ah.. Bu hazan yağmurları bilsen nasıl da sırılsıklam özletiyor seni.. Güllerin solması kuşların göç etmesi gibi.. İçimde buz tutmuş küskün bir mevsim yüzümde zamanın acımasız izleri ne sen çıkıp gelebildin, ne de ben yenebildim sensizliği... EFTELYA.
| | | November 01 BEN SENİN İÇİN NE İDİM SÖYLEYEBİLECEKMİSİN.
October 30
Hepsinin adı aynıydı gittikleri diyarlarda
Doğduklarında değildi elbet ama
Şimdi adaş oldular
Her biri karayağız kendi atalarının yüreğinde
Şimdi ziyaretçileri var gülleri ellerinde
Kim neden nasıl kıyar dikili bir fidana
Yürek dayanırmı bu kanlı katliama
Yapmayın durun artık bu dünya hepimize yeter
Elinizle tutun yüreklerinizi
Bırakın adını bilmediğim kara silahları
Mermilerinizi kolye yapın hediye edin sevdiğinize
İnin o bilinmez dağdaki inlerinizden
Elele verin
Birbirinize değil öfkeniz yanılmayın uyanın
MEHMETCİKLERE KIYMAYIN!...
RAHAT UYUYUN' VE BİZLER İÇİN VATAN İÇİN VERDİĞİNİZ CAN İÇİN, SİZLERİN SAYESİNDE RAHAT UYUYAN BİZLERE HAKKINIZI HELAL EDİN
' ŞEHİTLERİMİZE KAN AĞLAYAN YÜREKLERİMİZDEN SELAM OLSUN'
AŞKIN KAYA---ABDULLAH KAYA
BU VATAN İÇİN CAN VERMEYE HER ZAMAN HAZIRIZ. BU VATAN İÇİN BİR CAN ŞEHİT OLUR BİNLERCE CAN YENİDEN DÜNYAYA GELİR.
October 28 BU VATAN BİZİM KİMSE BİZİ BÖLEMEYECEK BUNU O KALIN KAFALARINA İYİCE SOKSUNLAR
July 14
|
|
|
|
|
|
|
Ne zaman ayrılık saati gelse En vazgeçilmez yerinde yaşamın Duysak ayak seslerini akşamın Ve sokaklardan el ayak çekilse Bir ürpertiyle duyarım o zaman Seni çağıran sesi uzaklardan
Ne zaman ayrılık saati gelse Bir gariplik çöker içime birden Kalan tek anı gibi bir devirden Durmadan çalınır o gamlı beste Sanki bilir dem hazin öykümüzü Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü
Ne zaman ayrılık saati gelse Bir çaresizliğe anlatır gibi Birden değişir gözlerinin rengi Mavi solar, koyulaşır yeşilse Sarınca ruhunu eski bir hüzün Uçar gider pembeliği yüzünün
Ne zaman ayrılık saati gelse Uzatsan özlemle dudaklarını Tüm ağaçlar döker yapraklarını Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe Sadece uğultusu o rüzgarın Ve bir umut kırıntısı: Belki yarın
Ne zaman ayrılık saati gelse Bir fırtına çıkmaşcasına, büyük İçimdeki güllerin boynu bükük Bir zaman kalakalırım öylece Neden sonra gittiğini anlarım İçimde güller ağlar, ben ağlarım…
Ümit Yaşar Oğuzcan
|
|
|
|
|
| |  |
Vazgecmekmis
Yüreğimin Acımasından Korkmadım
Acımaz Dedim
Acısın, Acısada Senin İçin Değer Dedim
Sevmekten Korkmadım
Uğrunda Herşeyi Göze Alabilirim Dedim
Mutlu Olmak İstedim
Yanımda Ol
Hep Benimle Ol
Hep Benim Ol İstedim
Ama Olmuyormuş
Geçip Giden Zaman
Yıllar
Yollar
İnsanlar
Engel Oluyomuş
Yürek Acıyomuş İşte
Hemde Öyle Bi Acıyomus Ki
Sevmekten Korkuyomuş İnsan
Sevmek Kendini Ateşe Atmakmış
Değer Vermekmiş
Hasret Çekmekmiş
Fedakarlık Etmekmiş
Herşeyi Göze Almakmış
Ve En Önemlisi Sevginden
Sevdiginden Vazgeçmekmiş ...
YOLLADAYIM YINE SENSİZ VE CARESİZ İÇİMDE BUYUK BIR ACI UNUTMA ÜMİDİYLE GİDİYORUM... SENSİZ VE BEDENSİZ
NE OLURDU BENİM SEVDİGİMİN YARISI KADAR SEVSEYDİN BENİ.......
June 16
SEVGİ'YE DAİR VE AYRILIKLAR
-----SENİ TANIDIĞIMDA, SANA DOKUNDUĞUMDA,GÖZLERİNE BAKTIĞIMDA, ŞEFKATİNLE ISINDIĞIMDA, AŞIK OLUP SENİ SEVDİĞİMDE, GURUR DUYDUM KENDİMLE.... ÖYLESİNE GÜZEL YAŞIYORUM Kİ AŞKIMI VE ÖYLE ÇOK SEVİYORUM Kİ SENİ SEN İSTESENDE İSTEMESENDE MAHKUMSUN BENLİĞİME.
-----AHIMIN RÜZGARI ÜŞÜTÜR SENİ, BENDEN BAŞKASIYLAISINSMAZSIN,YORGUN ŞARKILARDA ARARSIN BENİ, ÖYLE KOLAY DEĞİL UNUTAMAZSIN.YILLAR SONRA BİR GÜN ARARSAM,KULAKLARIN DEĞİL KALBİN ÇINLASIN. ARDINDAN BAKIP KALAN, GÖZLERİMDE İKİ DAMLA YAŞSIN....
-----GÜNEŞ HERKES İÇİN DOĞAR AMA AY GECE UYUYAMAYANLAR İÇİNDİR. SEN BU GECE UYUMA, O GÜZEL GÖZLERİNİ YUMMA. BEN BU GECE AY OLACAĞIM VE YALNIZ SENİN İÇİN DOĞACAĞIM.
-----GÖZLERİNE KAPILDIM, ÜMİTLERİNLE YAŞADIM,LAKİN SEVİLEMEDİM.ISTIRAPLAR ÇEKTİM,LAKİN SEVİLEMEDİM. MAZİLERE DALDIM,AŞKIMIZI ARADIM,ZORKİ SEVİLEMEDİM. AMA YİNEDE SENİ HERŞEYDEN VE HERKESTEN ÇOK SEVİYORUM.
-----BİLİYORMUSUN AKŞAMLARI YATAĞIMA UZANDIĞIMDA, AĞLAMAKTAN UYUYAMIYORUM. YAPTIKLARIN AKLIMA GELDİĞİNDE HÜLÜYORUM,GURURUMA DOKUNUYOR,YIPRANIYORUM.RÜYALARIMDA SENİ GÖRMEK İSTİYORUM,NEDENMİ? UYANDIĞIMDA SENİ GÖREMEMEK ÜZÜYOR BENİ. AMA BU SEN DEĞİLSİN ADIM GİBİ EMİNİM.BANA BUNU NEDEN YAPTIĞINI VE BENDEN NEDEN AYRILDIĞINI HALA ANLAMIŞ DEĞİLİM. YİNEDE SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM. SEN ARTIK BENİ SEVMESENDE
-----SANA BAKTIĞIM ZAMAN GÖZLERİM KAMAŞIYOR. İNCE BİR RÜZGAR ESİYOR SAÇLARININ ARASINDAN,BÜTÜN DENİZLER DEVİNİYOR. BİNLERCE GÜNEŞ PARLIYOR GÖZ BEBEKLERİNDE. SANA DOKUNDUĞUM ZAMAN SUDAN GEÇER GİBİ ELLERİM,SENİN BEYAZLIĞINLA ARINIYOR. SANA DOKUNDUĞUM ZAMAN NEFES ALAMIYORUM,SOLUĞUM KESİLİYOR.SANA DOKUNDUĞUM ZAMAN BOYUT DEĞİŞTİRİYORUM, BÜTÜN RENKLER YENİLENİYOR. BU BENİM SANA OLAN SEVGİM.
----BİR YÜREK VAR BENDE, İÇİ SEN DOLU BİR DÜŞÜNCE VAR KAFAMDA,,SENİNLE MUTLULUĞUNLA İLGİLİ. BİR BEN VARIM,BENDEN ÖTE HERŞEYİNİ SANA ADAMIŞ , HERŞEYİ İLE SANA BAĞLANMIŞ. BİR AŞK VARKİ BENDE SENİN SEVDANA YANMIŞ BİRTANEM.
-----GİDERKEN BİR BENİ BIRAKTIN BANA EMANET. BEN KENDİME BAKAMADIM ÖLMÜŞ GİBİYİM.YANINDA GÜLDÜM, OMUZUNDA AĞLADIM,ARKANDAN HAYKIRA HAYKIRA BAĞIRDIM.GİTME DİYEMEDİM,DEDİRTMEDİ RABBİM. GİDİŞİN YARA OLDU YÜREĞİMDE, ŞİMDİ SENSİZİM. BEDENİM DONUK ELLERİM SOĞUK, YÜREĞİM KIRIK. GÖZLERİM YOLLARDA ÇARESİZİM. DÖN BİRTANEM GİDERKEN BİR BEN BIRAKTIN BANA EMANET... BEN KENDİME BAKAMADIM ÖLMÜŞ GİBİYİM.
-----YAĞMURLU BİR GÜNDE SANA KOŞAR GELİRSEM,ISLAK SAÇLARIMI DÜZELT, BAŞIMI OMUZUMA YASLA...MASUM VE ÜZGÜN BİR ÇOCUK GİBİKONUŞURSAM, ANLA SANA MUHTACIM. VER ELLERİNİ ELLERİME, YALAN DA OLSA SENİ SEVİYORUM DE.
-----DURU BİR SUYA BAKTIĞIMDA , TERTEMİZ YÜREĞİN YANSIYORSA EĞER GÖZLERİME,SEN BENİM İÇİN ÖZELSİN. ARAYIP SORMADIĞIN ZAMANLARDA, EĞER YÜREĞİMDE İNCEDEN BİR SIZI DUYUYORSAM, SENİ ÖZLÜYORUM. HER ŞARKIDA HER ŞİİRDE VE OKUDUĞUM KİTABIN TÜM SATIRLARINDA SENİ YAŞIYORSAM, BU DEMEKTİRKİ BEN SENİ ÇOK AMA ÇOK SEVİYORUM DEMEK DEĞİLMİDİR.SENİ ÖMÜR BOYU SEVECEĞİM İKİ ELİM İKİ KANDA OLSA BİLE SANA SÖZ VERİYORUM BİR TANEM.EN GÜZEL GÜNLERDE BİR ÖMÜR BOYU BİRLİKTE OLMAK DİLEĞİYLE SENİ SEVİYORUM.
-----SICAK IŞIKLARINLA TÜM RUHUMU SARAN, HER YENİ GÜNE GÖZÜMÜ AÇAR AÇMAZ İÇİME DOLUŞAN BİR GÜNAYDINSIN. SENİ ÖZLEMEK DAYANILMAZ HALE GELDİĞİNDE BİLE HİÇ İSYAN ETMİYORUM. ÇÜNKÜ İÇİMDESİN, GÖZ YAŞLARIMLA AKITMAYA KIYAMAM. ÖZLEMİN SANCILARIYLA BEDENİM HER GÜN BİRAZ DAHA ÖLSEDE, ASLINDA HER GÜNE SANA KAVUŞMAK İÇİN YENİDEN DOĞUYORUM.
ÖYLE GİT
BİR GONCA KOPARDIM SEVGİ BAĞINDAN
AYRILMAK MÜMKÜNMÜ AŞKIN OCAĞINDAN
ALEV RENKLİ GÜL DUDAĞINDAN
BİR KERE ÖPEYİM DE ÖYLE GİT
GÜLEREK OK GİBİ AŞKIN VARDI
ÇAĞLAYAN KALPLERİ YAKIŞIN VARDI
ALEVLERLE KARIŞIK SAÇLARIN VARDI
O ALEV SAÇLARINI KOKLAYAYIM DA ÖYLE GİT
MEĞER
GÜNEŞ BATARKEN SORDUM
HAYAL İNSANI YOKLARMIŞ MEĞER
SEVMEK GEÇİCİ BİR ZEVK SANIRDIM
İNSANI HERGÜN YOKLARMIŞ MEĞER
SEVENE SORDUM AŞK,SEVGİ TATLIMIDIR
ODA BİLMEZMİŞ TADINI MEĞER
NEDEN HERGÜN AĞLARIM DEDİM
SEVİNCE GÖZLER SIZARMIŞ MEĞER
NEDEN SEVERKEN ÖPERLER DEDİM
ÖPMEZSEN SEVGİ SOLSRMIŞ MEĞER
BU SEVGİ SONSUZ SÜRERMİ DEDİM
SÜRMEZ BAŞA DERT AÇARMIŞ MEĞER
UNUTTUN
ESRSİN BEYNİME MERZİFON YELİ GİBİ
SENSİZLİK EYLEDİ BENİ DELİ GİBİ
CAN BAŞ YOLUNDA DOST BİLDİM SENİ
ŞU VİRANE KALBİMİ NİÇİN SIZLATTIN
ELLERİN EYLERSE BİR GÜN GELDİYSE
O TATLI KALBİN BENDE HEDİYE
HANİ SÖZ VERMİŞTİN AĞLATMAM DİYE
O BEN TALİHSİZİ NİÇİN UNUTTUN
TALİHSİZ KALBİMİ DERTLER BÜRÜDÜ
AYRILMAZDIM AMA HAYAT SÜRÜDÜ
HANİ SENİNLE AHTIMIZ NE İDİ
O BEN TALİHSİZİ NİÇİN UNUTTUN.
AŞKIN BUMUYDU
İÇİM ALEV ALEV YANARKEN
BİR AN OLSUN SENSİZLİĞİ DÜŞÜNMEZKEN
HER AN SENİNLE OLMAK İSTERKEN
SÖYLE BİR TANEM AŞKIN BUMUYDU
BENİ İSTER AĞLATIP İSTER GÜLDÜRÜRKEN
GÖĞSÜNDE ÇARPAN KALBİM SENİNKEN
SANKİ O SENİN ÖZ MAKLINKEN
SÖYLE BİR TANEM AŞKIN BUMUYDU
SENİ BEYAZ BEMBEYAZ GELİNLİKLE
GÖRMEK İSTERKEN
KAYIP GİTTİN ELLERİMDEN
SÖYLE BİR TANEM AŞKIN BUMUYDU.
AŞKIN YÜREK DAĞLARINDA GARİPLERDE SEVERMİŞ HADİ SİL GÖZ YAŞLARINI
AĞLAMA KIYAMAM
|